Loading...

Projeler Detay

Yıldız Sarayı Müzesi Sanat Kataloğu Tanıtıldı

  • Tarih : 28.02.2017

Yıldız Sarayı Çit Kasrı’nda, Yıldız Sarayı Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu’nun ev sahipliğinde düzenlenen tanıtım toplantısına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Sayın Ömer Arısoy, İstanbul Valisi Sayın Vasip Şahin katıldı.

 

Toplantıda, Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Türk vatandaşlığına kabul edilen “Dahi Piyanist” Tambi Cimuk, Sultan Abdülaziz’in bestelerine yer verilen bir piyano resitali gerçekleştirdi.

Milli değerleri ön plana çıkaran, kültürel kıymetlerimize yönelik toplumsal sahiplenişi arttıran çalışmalarıyla tanınan Yıldız Sarayı Vakfı, bilimsel ve sanat değeri yüksek bir çalışma olan “Yıldız Sarayı Müzesi Eser Kataloğu”nu yayınladı ve kamuoyuna tanıttı.

 

Yıldız Sarayı Vakfı ev sahipliğinde Yıldız Sarayı Çit Kasrı’nda, 27 Şubat Pazartesi akşamı gerçekleşen “Yıldız Sarayı Müzesi Eser Kataloğu” tanıtım davetine, Sayın Emine Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Sayın Ömer Arısoy, İstanbul Valisi Sayın Vasip Şahin’in yanı sıra siyaset, cemiyet ve sanat hayatının önde gelen isimleri katıldı.

Prestij ve sanat kitabı olmanın yanısıra akademik makalelere de yer verilmiş olan eserde Yıldız Sarayı Müze koleksiyonunu tanıtılmakta; Sultan II. Abdülhamid’in şahsi eşyaları, saltanat arabaları, Osmanlı sancak ve silahları, saray porselenleri, Sultan’ın tahta çıkışında sunulan hediyeler, tahtlar, mobilya koleksiyonu, Art Nouveu eserler, muhtelif albümler, saatler gibi seçkin parçalar yer almaktadır.

Toplantıda, Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına kabul edilen “Dahi Piyanist” Tambi Cimuk konser verdi.

Davette bir konuşma yapan Sayın Emine Erdoğan,  Sultan II. Abdülhamid Han’ın yakın tarihimizin anahtarı hükmünde bir padişah olduğunu, imparatorluğun zor bir döneminde siyasi, mali, askeri ve idari reformlarıyla geniş bir coğrafyaya hayat verdiğini ve 33 yıl boyunca bu toprakları idare ettiğini ifade ederek şöyle konuştu,

Fakat ne yazık ki, mirasının kıymeti yeterince anlaşılmamış ve tasfiye edilmiştir. Neyse ki bugün devletimizin ilgili organları bu mirasın toparlanarak bir araya getirilmesine öncülük etmiştir. Her biri, tarihi kaynak hükmünde olan bu eserlerin, kendi orijinal mekânlarına döndürülmesi, takdire şayan bir çabanın ürünüdür.

 

Öte yandan Sultan Abdülhamid Han’ı daha iyi anlayabilmemizi sağlayacak Yıldız Sarayı Müze koleksiyonunun bir katalogda toplanması, kayıt tutmaya meraklı bir Sultan’ın mirası adına da son derece anlamlıdır.

Ülkemizde son yıllarda tarihe merak gittikçe artmaktadır. Tarihi dizi ve filmler, televizyon programları, kitaplar geçmişi bugüne taşımakta, yeni nesiller için pusula olmaktadır. Cennetmekân Sultan Abdülhamid Han’ın hayatını anlamak ise, bugün her zamankinden daha da önemlidir. Onun dönemi, ülkemizin karşı karşıya kaldığı sorunları anlamak bakımından bir ayna hükmündedir.” dedi.

 

Tambi Cimuk’un müziğinin, Türkiye ve Suriye halkları arasında dostluk köprüsü olmasını dileyen Erdoğan, “Ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli kardeşlerimiz arasında özel bir yeri olan Tambi Cimuk’u dinleyeceğiz. Ne mutlu ki, ülkemiz onun gibi kabiliyetli bir genci kazandı ve ona vatandaşlık hakkı verdi. Onu ülkemize kazandıran iyi yürekleri kutluyorum.” Dedi.

Yıldız Sarayı Mütevelli Heyet Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, “İnsanlık değerlerini merkeze alarak büyük olmanın ve var kalmanın Dünya tarihindeki en seçkin örneklerinden olan Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine şahitlik eden Yıldız Sarayı’ndan günümüze kalan eserleri Editörlüğünü üstlendiğim bir yayınla ilgilileriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu; uzun zaman unutturulmak istenen medeniyetimize nihayet olması gerektiğince sahiplenebildiği şu yıllarda, Müze koleksiyonundaki eserler aracılığıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun üç idari merkezinden biri olan Yıldız Sarayı’ndaki estetik zarafeti, sanatsal kavrayışı ve tüm yaşanmışlıkları ilgileriyle buluşturarak, Necip Fazıl Kısakürek’in adlandırmasıyla Ulu Hakan Sultan 2. Abdülhamid Han’ı sadece hürmetle yad etmekle kalmayıp, onun vizyonunu yaşam alanına sinmiş incelikli ruhu aksettirerek hafızalara nakş etmeyi hedeflediklerini ifade etti.